Bütün Yılanların Efendisi Şahmeran

Bütün Yılanların Efendisi Şahmeran

sola ok  Tüm İçerikler

01.04.2018

36 Gösterim

Bu içeriği 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Bütün Yılanların Efendisi - ŞAHMERAN


Şahmeran efsanesinin Osmanlı sultanlarından, Evliya Çelebi seyahatnamesine oradan İtalya'nın yer altı dünyasına kadar uzanan hikayesinde inanılmaz derecede şaşırtıcı şekilde padişahların kayıtlarına bile geçmiş olaylar var. Bu sadece bir efsane mi yoksa gerçeklere de dayanıyor mu? Belgelerle hazırladığımız bu içerikte karar sizin.

Efsaneye göre Maran adında bir yılan türü vardır. Bu tür yarı insan yarı yılan şekline sahip. Hem Maranların atası hem bütün yılanların efendisin ismi ise Şahmeran. Şimdi efsaneye dönelim ve Şahmeran ile ilk karşılaşmanın nasıl olduğunu görelim. Cemşab adında odunculukla geçinen fakir bir çocuk Adana'nın Çukurova bölgesinde arkadaşları ile birlikte bal dolu bir mağara keşfederler. Kuyu şeklinde yer altına doğru inen garip bir mağaradır bu, arkadaşlar Cemşab'ı balı alsın diye ipe bağlayarak bir kuyuya indirirler fakat kendi paylarına daha çok bal düşmesi içinde onu orada bırakarak kaçarlar. Cemşab kuyuda ışık sızan bir oyuk farkeder elinde ki bıçak ile oyuğu daha da genişlettikten sonra birden ömründe hiç görmediği kadar güzel olan büyük bir bahçe ile karşılaşır. Bahçede yüzü parlak bir kadın vücudu ise yılan şeklinde olan bir kadın görür o Şahmeran'dır yani bütün yılanların efendisi. Efsanenin sonunda Şahmeran ölür fakat bundan diğer yılanların haberi olmaz çünkü öteki yılanlar Şahmeran'ın öldüğünü öğrenirse Çukurova bölgesini işgal edecek ve her eve girerek insanları zehirleyeceklerdir.

Şahmeran

Efsanenin özeti böyle fakat sır dolu olaylar bugün hâlâ devam ediyor hatta bu konuda ki resmi tarih kayıtları Fatih Sultan Mehmet'e kadar dayanıyor. Bir gün Venedik'ten gelen İtalyan bir heyet Fatih Sultan Mehmet'in huzuruna çıkmak ister. Sultan başta bunu kabul etmesede Venedikli heyet Yerebatan Sarnıcı'nın içinde çok büyük bir hazine var bunu ancak padişaha söyleyebiliriz dediklerinde, Sultan Mehmet heyeti huzuruna kabul eder. Adamlar Yerebatan Sarnıcı'nın içinde bir hazine olduğunu fakat bu hazinenin altın ya da değerli eşyalardan ziyade eski bir lahitin içinde ki ceset olduğunu söylerler. Ceset öylesine büyük bir hazinedir ki hiçbir insanoğlu buna bir değer biçemez derler. Bu ceset Medusa'ya aittir yani Yunan Mitolojisinde ki yılan saçlı kıza. Fatih Sultan Mehmet bu lahitin çıkarılmasına izin verip vermediğini bilmiyoruz fakat bildiğimiz şu ki Yerebatan Sarnıcı'nda baş aşağı şeklinde büyük bir Medusa kafası var. Heykel ters vaziyette konulmuş sır dolu olaylar ise heyetin Fatih Sultan Mehmet'i ziyaretinden 300 yıl sonra başlıyor.

Fatih Sultan Mehmet

1876 yılında meydana gelen İstanbul depreminde bugün ki Yerebatan Sarnıcı'nın çevresinde çatlaklar ve oyuklar oluşmuştu bu oyuklar ve çatlaklar nedeniyle Sultan Abdulhamid bölgenin incelemesi ve tamiratı için görevlileri gönderir, gelen görevliler oluşan hasarı onarmak için tünele girdiklerinde büyük bir lahitin burada olduğunu görürler. Lahiti açtıklarında ise sır aydınlanmak üzeredir, lahitin üzerindeki tasfirler Medusa'yı yani mitolojide ki yılan saçlı kadını tasvir ediyordu fakat lahitin içinden çıkan mumya biraz farklıydı çünkü mumyanın yüzü kadın vücudu ise yılan şeklindeydi yani ceset Medusa'ya değil yılanların şahı olan Şahmeran'a ya da onun soyundan gelen Maran'lara daha çok benziyordu. Sultan tarafından Almanya'dan getiren biyologlara inceletilen cesedin saklanmasına karar verilmiş fakat lahit Fatih Camii'sinin avlusunda halka bir süre sergilenmiştir. Lahitin sergilendiği günlere ait bir tek fotoğraf var. İşin ilginç yanı o güne ait belgelerin anlatıldığı gazetenin bütün sayıları Fatih ve Beyazıt kütüphanelerinde var sadece o güne ait olan sayı yüzyıldır kayıp.

II. Abdulhamid

İçeriğimizin başında Şahmeran'ın yılanların efendisi olmakla birlikte kendisinin Maran isminde ki bir türden olduğunu söylemiştik, Farsçada yılan anlamına gelen Maran ise yarı insan yarı yılan şeklindedir ve yılanların yerin altında yaşayan en güçlülerine söyleniyor bu nedenle Yerebatan Sarnıcı'nda bulunan ceset Şahmeran'a değil yine o türde ki bir Maran'a ait olabilir aynı zamanda Şahmeran'ın Annunakilere ya da bir takım cinni varlıklara dayandığı iddiası da var iddialardan ilkine göre "gökten inenler" olarak bilenen ve binlerce yıl önce uzaydan geldiği düşünülen uzun ömürlü ve güçlü varlıklar olan Annunakilerle çiftleşen bir yılanın Şahmeran'ı doğurmasıyla böyle bir tür meydana gelmiş olabilir.

Annunakiler

İddialardan diğeri de yılan şekline girmiş bir cinni'nin bir insanla çiftleşmesi sonucunda Şahmeran doğmuştur hatta Şahmeran'ın soyundan gelen Maran'ların hâlâ Adana ve çevresinde görüldüğüde sık sık iddia ediliyor. Özellikle Yılan Kale ya da Şahmeran Kalesi olarak bilinen ve çevre halkına göre ne zaman yapıldığı kesin olarak tarihlenemeyen kalenin çevresinde sık sık Şahmeran'ın görüldüğü halk tarafından söyleniyor. Kale kayalıklar üzerine kurulu ve her yer oyuk oyuk delikler ile dolu bu kayalıkların çok sayıda yılan barındırmasının ötesinde Şahmeran'ın da efsaneye göre bu kayalıkların içinde yaşamış olduğu düşünülüyor. Hatta Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bu konuya değinmiş. Adana'da ki kaleye geldiğinde kalenin çevresinde ki sürü sürü yılanlardan bahsederken uzun tüyleri ve boynuzları olan bir yılanı da anlatıyor ona göre bu yılan ancak Şahmeran ya da başka bir Maran olabilir. Öyle ki Evliya Çelebi büyük bir boynuzları ve tüyleri olan yılanın insan şeklinde bir yüzü olduğunu ve zaman zaman görünüp saklandığını da yazmış. Yine yazdıklarına göre Şahmeran ölsede onun soyundan gelenler bu kale ve çevresinde yaşamaya devam ediyor zaman zaman görünmelerinin sebebi de bu. Bu nedenle yılan kalenin ismi Evliya Çelebi'nin seyahatnamesi ile birlikte Şahmeran Kalesi olarakta anılmaya başlandı.

Evliya Çelebi

2012 yılında TRT'den en iyi belgesel ödülü alan Yarısı İnsan Yarısı Yılan isimli belgeselde Maran'ları gördüğünü iddia eden Adana halkından bir çok yaşlı insanla röportaj yapılmıştır. Röportajlardan birinde Çukurova'da yaşayan yaşlı kadın şunları söylüyor: İnsan yüzü, kısa ayakları ve yılan şeklinde bir bedeni vardı. Komşularla birlikte akşam evimizin bahçesinde otururken birden gözümüze ilişti ne yapacağını bilmeden kendi çevresinde dönüyordu, bizde komşularla birlikte korku içinde kaçıştık, diyor. Geçtiğimiz yıllarda Adana'da ki Ceyhan Nehri kenarında yaşanan bir olay ise şöyledir. İki çiftçi kadın nehir kenarında otururken çığlık atmaya başladılar bunun üzerine yanlarına gelen diğer çiftçiler onlara durumun ne olduğunu sorduğunda yaşlı kadınların cevabı şaşırtıcıydı, kadınlar fenalık geçirir halde yarı baygın halde anlatmaya başladılar. Yüzü güzel bir kadın suyun içinde onlara bakıyordu, öncelikle acaba biri mi boğuldu gördükleri yöne doğru ilerleyen kadınlar insan sandıkları varlığın bir anda nehrin karşı tarafına geçtiğini timsah gibi ayakları ile hızlıca ilerlediğini ve yarı insan yarı yılan şeklinde olduğunu söylediler bu olay kayıtlara geçen son Şahmeran vakasıdır. Sıcak bölgelerde yaşayan insanlar iyi bilir ki yılanlar sık sık ya karşı tarafa geçmek için ya da sıcaktan bunaldıklarından dolayı nehir sularına girebiliyorlar. Şahmeran'ın soyundan gelen Maran'larından böyle bir şey yapmış olması mümkün olabilir miydi? Çukurova ve çevresinde yaşayan insanlar Şahmeran'a saygı göstermek amacıyla bir resmini evlere asıyorlar bu eve bir yılan girerse Şahmeran'ın resmini görüp oradan uzaklaşması için yapılıyor, çünkü inanca göre Şahmeran yılanların insanları sokmasını engelliyormuş fakat bir gün gelecek Şahmeran'ın öldüğünü öğrenecekler, intikam içinde Çukurova taraflarında ki her eve girerek kim var kim yok herkesi zehirleyecekler.

Şahmeran Kalesi

Peki içeriğinin başında bahsettiğimiz ve içinde Medusa olduğu düşünülürken tariflere göre Şahmeran'a benzer bir cesedin çıktığı lahite ne oldu? Bu lahit keşfedilip sergilendikten kısa süre sonra Anadolu da ki bir çok tarihi eser gibi yabancılar tarafından göz göre göre alınarak İtalya'ya götürüldü. Cesede ise ne olduğu bilinmiyor fakat İtalyan'ların tonlarca ağırlığında ki bu lahiti boş halde götüreceklerini düşünmek doğru olmaz. Maalesef 1800 ve 1920 yılları arasında Osmanlı topraklarında yüzlerce devasa tarihi eser ve hazineler yabancı devletler tarafından talan edilerek kendi ülkelerine götürüldü. Birçoğu Londra'da ki İngiliz Müzesi'nde sergileniyor. Bir iddiaya göre gizli bir teşkilatın büyük bir operasyonla lahiti götürdüğü fikri ortaya atılmıştı fakat komplo teorilerinin abartılarından uzak olarak tarihi gerçeklere göre İstanbul'un işgal edildiği yıllarda lahit işgalci askerler tarafından İtalyanlara satılmış ve İtalyanlarda gemiyle götürmüşlerdir. Götürülen bir çok tarihi eseri geri getirmek için 90 yıldır bir hukuk mücadalesi yürütülüyor ancak sadece küçük bir kısmı yurda döndürülebildi umarım bahsi geçen lahitte bulunur ve ülkemize geri getirilir. Bu Şahmeran ve Medusa efsaneleri arasında ki bağlantı da dahil konuyla ilgili bir çok sırrın ortaya çıkması anlamına geliyor.



Bu içeriği KulturSokagi.com sitesini kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İçeriklerin; KulturSokagi.com sitesi kaynak gösterilmeden herhangi bir web sayfasında, sosyal medyada ve görsel basında yayınlanması yasaktır. Ayrıntılı bilgi için Kullanım Koşulları sayfasını okuyabilirsiniz.

01.04.2018

İçerik hakkında soru sorabilir veya yorumda bulunabilirsiniz.

İsim
Web Site
E-Posta
Mesaj
Henüz yorum yapılmamış.

Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir...

Başarılı Girişimci Elon Musk’ın Sorunları Çözmek İçin Uyguladığı 6 Yöntem
07.03.2018
95 Gösterim

Başarılı Girişimci Elon Musk’ın Sorunları Çözmek İçin Uyguladığı 6 Yöntem

Çağımızın Iron Man'i olarak nitelendirilen Elon Musk'ın sorunları çözmek için uyguladığı 6 yöntemi bu içerikte bulabilirsiniz.

Uber Uygulaması Hakkında 4 Bilgi
06.04.2018
59 Gösterim

Uber Uygulaması Hakkında 4 Bilgi

Nedir bu Uber? Nasıl kullanılır? Uber ücreti ne kadar? Uber Türkiye’de yasak mı? Merak ettiğiniz tüm sorularınıza bu yazımızda cevap vereceğiz.

Homeopati Açıklaması
25.03.2018
38 Gösterim

Homeopati Açıklaması

Homeopati en popüler alternatif ilaç türü. Bazıları buna karşı çıkarken, ötekiler büyük gücü ve etkinliği sebebiyle onun yanında. Peki, Homeopati nedir?

Kudüs'ün Efsanevi Fatihi
02.04.2018
33 Gösterim

Kudüs'ün Efsanevi Fatihi

Birçok din açısından oldukça önemli bir yere sahip olan Kudüs'ün Selahaddin Eyyub'i tarafından fethedilmesini bu içeriğimizde bulabilirsiniz.

İnsanların Umursamazca Terk Ettiği 5 Şey
03.04.2018
37 Gösterim

İnsanların Umursamazca Terk Ettiği 5 Şey

Üzücü ve bir o kadarda ürpertici terkedilen yerler, arabalar, uçaklar daha fazlası için içeriğe göz atabilirsiniz.